Ben 23 yıllık borsa hayatımda şunu öğrendim;

Borsanın %20’si bilgi, temel analiz, teknik analiz, hisse bulma, piyasa okuma vs. den oluşur. Peki geriye kalan %80’i nedir? “Psikoloji” yani algı yöntemidir.

 

Borsada Yatırımcı Psikolojisi Nasıl Olmalı ? | Parasal Hayat

Algıları yönetmek, daha açık bir anlatımla algılarınızın yönetilmesine izin vermemek. Borsada büyük yatırımcı dediğimiz kişi ve kurumlar bu konuda uzmanlaşmışlardır. Algılarınızla nasıl oynanıyor, siz farkında olmadan Amerikalı bir borsa canavarının emrine nasıl giriyorsunuz bunları da anlatayım.

ALGINIZI İYİ YÖNETİN

Borsaya yeni başlayan arkadaşlar, psikolojinin yatırımda % 80 yer kapladığını anlamakta zorlanabilirler ve hatta ne alaka dediklerini de duyar gibiyim. Borsada onlarca farklı yatırım şekli vardır: Kimisi günlük al sat ile kazanır,kimisi uzun vadede kazanmak derdindedir, kimisi teknik analizle işlem yapar,kimisi temel analizle…Yani demek istediğim,hiç kimsenin fikri bir diğerinin fikri ve algısı ile aynı değildir. Birinde eksik olan birinde fazladır. Bu yatırım şekillerine al sat tekniklerine de ilerleyen bölümlerde değineceğiz. Herkesin farklı bir yatırım tarzı olmasına karşın, her yatırımcıyı zorlayan psikolojik sebepler vardır, hem kazanmaya hem de kaybetmeye götüren.

Birisi çıkar der ki, uzun vade yatırımcı olmak borsada ki en tatlı ve en karlı kazançtır. Bunu bilir, buna inanır ve bu doğrultuda da ortak olacağı şirketleri seçer ve yola çıkar ama ilk dönemeçte algıları yerle bir olur. Neden mi? Hissesi tavan yapmış hatta iki tavan yapmıştır ve bu fırsatı kaçırmak istemez. Çünkü algıları der ki, %10 yada %20 iyi para sat, nasılsa hisse geri düşer, alttan alırsın. Derken bir de bakmış uzun vade diye yola çıkan arkadaşın vadesi bir haftaya düşmüş. Ama sattığı hissesi geri gelsin de alayım derken hisse topuklamış tavan tavan ya da %3-5 prim ile yoluna devam etmiş. Yukarıdan da almayı beceremez birçoğu çünkü hata yaptığını kabul etmek istemez. O hissenin düşeceğine inanmıştır ve hissenin tekrar kendi fiyatına dönmesini bekler. İlginçtir ki o hisse dediği fiyata geri dönmüş olsa bile yine alamaz çünkü o hisseyi beklemek yerine geçen sürede farklı hisseler almıştır ve boğazına kadar maldadır (Yani hissededir, nakiti kalmamıştır.) Bu arada o hisseden o hisseye geçerken ilk hissede yapmış olduğu %10-20 karı çoktan kaybetmiş ve hatta sermayesinden de zarara girmiştir. Algı bütün planımızı nasıl alt üst etti gördünüz mü? Dedik ki kendimize : Yükselince sat, düşünce al ve o hisseyi yıllarca taşı! Ama kazın ayağının öyle olmadığını anladığımızda aradan aylar ve hatta yıllar geçer ve o gün uzun vadede alıp bekleyeceğim dediğin hisse 3-5 kat primlenmiştir ama siz hala al sat ile 3-5 kuruş peşindesinizdir.

Peki günlük ya da kısa vadeli al-sat ile kazanmaya çalışan yatırımcının algısı nasıl bozulur. Borsaya başlarken der ki: ”Düşünce al,yükselince sat.”  Borsa, bu kadar basit işte ve ben bu şekilde çok para kazanacağım. Başlangıç için düşünce süper, düşünce alıp yükselince satmak daha ne olsun ki. Zararına satmam asla diyor ve kar edince satıyor, yatırımcının niyeti başlangıçta bu şekilde. Günlükçü olduğu için de risk alarak her türlü hissede işlem yapmaya da açık, gir çık ne olacak ki. Bir süre de alım satımlarında başarılı olmuş, hisseleri düşerken almış, ertesi gün hisse tepki vermiş ve kazanmıştır. Bir gün bir hisse alıyor ama nerelerden? Tarihi zirvelerden! Kim dedi de aldı? Birisi bir grafik paylaşmış ve hissede müthiş potansiyel varmış, biraz sabır lazımmış. Tamam diyor, biraz sabırla müthiş para kazanacağım. Alıyor hisseyi ve aldığı günden sonra ne beş kuruş kar görüyor ne de bir daha maliyetini… Ama inandığı hissede stop-loss (zarar kes) da uygulamamış ve hisse düştükçe daha ucuzladığını düşünüp maliyet düşürmek için düştükçe almış. Kısada al sat yaparak para kazanmayı düşünen arkadaşın söylemleri bir anda değişiyor:” Ben uzuncuyum kardeşim; düştükçe alırım, keyfime bakarım.” demeye başlıyor. Sen uzuncu değilsin kardeşim, borsa senin algını psikolojini bozdu ve seni uzuncu yaptı. Artık o hissede maliyete gelmek için kaç ay ya da kaç yıl beklersin inan kestirmek zor. Borsada plansız programsız hareket etmek algıları yerle bir eder, uzun vade diye yola çıkan adam günlük al satçıya dönüşür, al sat ile para kazanacağım diyen kişi bir anda uzun vadeci olur.

UZUN VADELİ YATIRIMIN SORGULANDIĞI GÜNLERDEN GEÇİYORUZ - YouTube

HEDEFLERİNİZE ODAKLANIN VE SADIK KALIN

Borsada öncelikle sağlam bir psikolojiye sahip olmamız lazım, algılarımızla ne piyasanın ne bir arkadaşın ne sosyal medyadaki hoca ya da üstatların oynamasına izin vermeliyiz. Ne demek sağlam bir psikoloji? Öncelikle iyi bir yatırımcı üstüne düşen vazifeleri yerine getirir. Ortak olacağı şirketin faaliyet raporunu okur, finansallarını aklına kazır, yatırımlarını borçlarını özkaynaklarını ve özkaynak artışını, sermayesini yani bilmesi gereken her şeyi bilir. Ortak olacağı şirketin hisseleri de gayet makul bir fiyatta ise o hisseye sahip olur. Şimdi bu yatırımcıya düşen nedir, sabırla beklemek. Ortak olduğu şirketin finansalları ışığında kafasında bir fiyat belirlemiştir, yani o şirketin ederini hesaplamıştır ve hissenin o fiyatlara gelmesini beklemek düşer ona. Piyasa onu yanıltmak için farklı fiyat hareketleri yapar. Yükselmesini beklerken aldığı hisse bir miktar düşer sonra artar veya yataya sarar, her ne olursa olsun bilinçli ve sabırlı yatırımcı bu piyasa hareketlerinden etkilenmez. Ne yaptığını bilir, şirkete neden ortak olduğunu bilir ve hedefine emin adımlarla ilerler.

Yazar : Nejoo
@Karavandaborsa

4 Comments

  1. Nerhan Kahraman

    Videolardan sonra bunlar bal kaymak elinize sağlık

  2. En basit ve kolay olan, sonuca götüren en hızlı yoldur. Sabırsizlik göstermek, hırslı olmak, durmaya yada geriye gitmeye neden olurken; hedefe doğru atılan küçük adımlar ve ilerlemek bizi sonuca ulaştıracak. bunlar zor olduğu için belki de herkes başaramıyor.
    Teşekkür ederim yol gösterici yazınız için.

  3. Gayet güzel yazı,finansal okuryazarlığımızı besliyoruz sizin sayenizde 🙂

    1. Çok teşekkür ederiz 🙏
      Saygılar

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

Ayrıca Göz Atın