HİLMİ DEDE VE EREĞLİ DEMİR ÇELİK HİKAYESİ

Bu yazı Hilmi dede ile yapılan bir röportaj ve haberden esinlenerek yazılmıştır…

İzmirli emekli öğretmen Hilmi Güner, belki de Türk borsasının Warren Buffet’ı sayılabilecek bir yatırımcısıdır. Tıpkı bir masal tadında borsadaki hikayesi dilden dolaşıyor. Röportajın yapıldığında Hilmi Dede 84 yaşındadır ve tam 40 yıl önce başladığı Ereğli demir çelik hisselerinde 65 milyon lota ulaşarak inanılması zor ancak şirketinde en büyük özel hissedarı olmuştur.

Hilmi Güner daha sekiz yaşındayken ailesi ile birlikte Yunanistan’dan mübadele yolu ile İzmir’e gelmiştir. 1940 yılında Buca Ortaokulu’nda öğretmen olarak mesleğe başlamış ve aralarında Prof. Dr. Veli LÖK ve NASA uzmanlarından bilim adamı Hüseyin YILMAZ’ın da bulunduğu çok sayıda ünlü ismi okutmuştur. Kısa bir süre meslekten ayrılıp bankacılık da yapan Hilmi dede 1960 yılında tekrar mesleğe dönerek Zonguldak’ta görevine devam etmiştir.

Hilmi dede muhteşem servete giden yoldaki ilk adımlarını Zonguldak’taki öğretmenliği sırasında atmış ve o günleri de şöyle anlatmıştır;

O zamanlar 44 yaşındayım ve Ereğli demir çelik şirketinin halka arz edilen ilk hisselerinden bin liralık aldım. 1965 yılında faaliyete geçen fabrikanın geleceğini parlak gördüğüm için tüm imkanlarımı zorlayarak hisseler almaya devam ettim. Yıllar içerisinde 5-10-20 lot derken ve elbette bedelsiz sermaye artırımları falan derken elimde 65 milyon adet hisse senedi birikti. Yani bugün senetlerimin değeri iki trilyon lirayı buluyor (Röportaj yapıldığı dönemde Türk lirasından henüz altı sıfır atılmamıştı)

Fabrikayı Gezmeye Gidiyor

Ereğli – Demir Çelik tesislerinin son halini merak ettiğinden dolayı fabrikayı gezmeye karar veren Hilmi dede o dönemin Nisan ayında fabrikaya bir ziyaret gerçekleştirir ve fabrika müdürü ile arasında geçen konuşmaları da şöyle aktarır.

“Müdür Bey, ‘Hisselerinize ne kadar istiyorsunuz’ diye sordu. ‘İki dolar verseniz de satmam’ dedim. ERDEMİR, yakında İskenderun Demir – Çelik’i alacak. O zaman hisse dört dolar olur. ERDEMİR yıkılsa bile arazisi yeter. Barajı, limanı vardı, hepsi küçük geldi. Yedi – sekiz köyün arazisi satın alındı. 1200 sosyal konutu var.”

Ereğli Demir Çelik bugün bilanço açıklıyor. İşte beklentiler...

Hilmi Dede, 44 yaşından sonra başladığı yatırım ve ulaştığı servetini “geleceği görme” yeteneğine bağlıyor. Ancak tüm servetine inat, İzmir – Alsancak’taki mütevazı evinde 44 yıllık eşi Mahmure Hanım’la birlikte oturan, eski para ile 573 milyon liralık üç aylık emekli maaşıyla geçinen, çok gerektiğinde bankadaki yatırım fonu ve vadeli hesabında bulunan yine eski para ile beş milyar lirasından da kullandığını anlatan 84 yaşındaki “kurt borsacı”, “Ereğli’nin yeni devlet satışından da büyük pay alacağım. Pahalı da olsa, oradan alacağım. Onu bekliyorum. Ereğli hayranı değilim, ama mantıklıyım. Ondan iyisi olmadığını düşünüyorum” diyor.

Serveti Hastane ve Okul Olacak

Hayatta, eşinden başka kimsesi bulunmayan Hilmi Güner, servetini ne yapacağına ilişkin sorumuza, “Akhisar’da Kayalıoğlu kasabası var. Eskiden adı ‘Yahudi Çiftliği’ idi. İşte oraya hastane ve okul yaptıracağım” yanıtı veriyor.

Genç Borsacılara Öğütler

  • Üstünlük duygusuna kapılma
  • Borçla oynama
  • Likit kaynak tut
  • İhtirasa kapılma
  • Geleceği görmeye çalış

Yıllarca dokunduğunu altına dönüştüren Hilmi Dede, başta gençler olmak üzere, borsada oynayan yatırımcılara şu tavsiyelerde bulunuyor:

“En büyük hata, kendini üstün görmektir. Aracı kurumlarda oyun çok. O yüzden dikkatli olmak lazım. Yatırımcı için, başta bilgi gerekiyor. Ondan sonra devamlı parada olmak, ileride ne olacağını tahmin edebilmek, açıktan, kredi ile oynamamak ve ihtirasa kapılmamak gerekiyor.”

Eşi Yakınıyor: Para Hastalığı Var

“Kuruşunu harcatmaz, renk vermez”

Hilmi Dede’nin 44 yıllık eşi Mahmure Güner, eşinin her gün düzenli olarak borsa seanslarına gittiğini söyledi.

Eşiyle İzmir’de bir aile ziyareti sırasında tanıştıklarını ve ardından evlenmeye karar verdiklerini belirten Mahmure Hanım, Milliyet’e şunları söyledi:

İlk hisseyi aldığında çok heyecanlıydı, yıllar yılı bunun heyecanıyla yaşadı. Eşimde gerçekten para hastalığı var, bir kuruşunu harcamaz, sürekli hisselere yatırım yapar. Borsanın düştüğünü ya da yükseldiğini onun yüz ifadesinden hiçbir zaman anlayamazsınız. Hiçbir zaman renk vermez, şimdi bu parayla, çocuklarımız olmadığı için okul ve hastane yaptırmayı planlıyor.

Evet hikayemizin içinde aslında büyük bir başarının yanında, büyükte bir dram yatıyor. Hilmi dede neredeyse imkansız denilecek bir birikime ulaşmış. Muhteşem bir servet ve gerçekten göz kamaştırıyor. Ancak bu muhteşem bir servete ulaşmak için de, yıllar boyunca kıt kanaat yaşanmış bir hayat var. Eşinden esirgenmiş kendinden esirgenmiş bir hayat var. Bu röportajı 84 yaşında yapıyor.

Uzunca da bir ömür yaşamış ama bütün çabaları imkanları boşuna gitmiş. Çünkü sağlığında böyle bir servetinin ne kendisine ne eşine ne çevresinde bir kişiye faydası olmamış. Çocukları olmadığı için hastane ve okul yapılacağını söylemesine rağmen böyle bir hastane ve okulda yapılamamış.

Ölümünden sonra avukatlarının bu konuda yargılandığı, kendisini dolandırdıkları gibi iddialar da çıktı. Ancak sonuç nedir bilmiyorum. Eğer ki amaç bir hayır işlemek ise amacın bunu sağlığında yapmalı insan. Finansal özgürlüğü kazanalım derken paranın, servetin bir hissenin kölesi haline de gelebiliriz. Bu konuda kendimize bir hedef belirleyip o hedefe ulaştıktan sonrada hayatımıza hayallerimizle birlikte devam etmeliyiz.

Belirlediği Hedefe Ulaşmak İsteyenlere Altın Niteliğinde 5 Öğüt | Paratic

Hilmi dedenin servetinin yani hisselerinin 65 milyona ulaşması, sadece kendi aldığı hisseler sonucunda olmadı. Buradaki en büyük etken; şirketin düzenli olarak temettü ödemesi ve zaman zamanda bedelli veya bedelsiz hisse vermesiyle mümkün…

Yazar : Nejoo (@KaravandaBorsa)

10 Comments

  1. Hikayeyi daha öce de okumuştum, ancak yine güzel bir anlatım olmuş… Çıkarılacak çok dersler var…Teşekkürler…

    1. çok teşekkürler 🙂
      bol kazançlar

  2. hayatı yaşamayıp bu kadar parayı yaşlılıkta ne gerek var. orta hem birikim hem harcamak doğru olan. hayat sonsuz değil

  3. Fikriye özçınar

    Temettü yatırımının kıymetini bir kez daha gözler önüne sermiş oldunuz, paylaşımınız ve emeğiniz için çok teşekkür ediyoruz, kaleminize sağlık Nejoo @KaravandaBorsa

    1. çok teşekkürler değerli görüşleriniz için 🙂
      saygılar, selamlar

  4. Bu kadar lot kime kaldı?

    1. o konu biraz karışık, halen yargı süreci malesef devam ediyor 🙁

  5. Sabırla ve inatla, şirketinize güvenerek, nelere kavuşacağınızı ortaya koyan gerçek bir yaşam öyküsü. Fakat ne yazı ki, sonu güzel olmamış. İnsan kazandığı parayı yemedikten sonra, sadece onun “hamal”ı olur. Zira Cenab_ı Allah bu malın mülkün hesabını da soracaktır. Allah rahmet eylesin. Gerçekten her yönüyle çıkarılacak çok ders var….

  6. Hilmi Güner dayım, yani annemin ağabeyi .Tam bir varyemezdi. İlgi gösteren akrabalardan’para isteyecek’ düşüncesiyle uzak dururdu. Her şeyi bildiğine inanırdı. Akrabaları yerine başkalarına güvenmesi dolandırılması ile sonuçlandı.

    1. Hilmi Güner’in beş kız , bir erkek olmak üzere altı kardeşi ve bu kardeşlerinin de sekiz tane çocuğu var. Eşinde başka yakının olmadığı doğru değil. Bilgilerinize.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

Ayrıca Göz Atın